23 Eylül 2012

yedi

9 Eylül

Kalkalı beri yalnız altı saat yalnız.

Mustafa! Atarlı uyandın, anlıyoruz.
Herifçioğlu nöbetçi, seni kafana vura vura uyandırdı—bunu da anlıyoruz.
Ama benim zar zor bir araya süpürdüğüm bu öbeği de, geldiği yere bozma be çocuk.



Ordusal uzayda gezegenler yanlış, ters bir sırayla dizildiler herhalde ya da benzer bir katastrofi işte ve bir şekilde yatağımdayım saat daha kalkalı beri yalnız sekiz kere dönmüşken, uzakta birtakım binalar var uzun onlara bakıyorum, tertiplerin en tembelinin her akşam iç geçirerek dikizlediği ve, Düşünsene abi şu an orada millet
atıyor
atıyor
atıyor
bizse buradayız, diye peygamber ocağına diş bilediği binalara bakıyorum uzak ve uzun. Uzak, ve uzun.