16 Şubat 2009

dedi ki: söylenebilecekleri çoktan tükettik, şimdi sessizce oturup ölümü beklemeli
















8 yorum:

  1. faruk abi, kim dedi allasen, sabah sabah gurk dedirtti....

    YanıtlayınSil
  2. kim demisse, halt etmis.
    abi kitapcilardaki guzel kizlar bile su denileni yanlislar, di mi ama :)

    YanıtlayınSil
  3. vallahi kitapçılardakileri bilmem ama başka yerlerdekilerin bunu söylemek durumunda bırakabildiklerini iyi biliyorum; bazıları da "iyi, yaşa, ama konuşmadan, yorumlamadan yaşa" dedirtiyor ki, o da bilgiyle bu denli kirlendikten sonra artık mümkün değil. geç kaldık.

    YanıtlayınSil
  4. Biz mi bilgiyle kirlendik, bilginin kendisi mi kirlendi?

    YanıtlayınSil
  5. Bilginin kirliliğinde önemli sayılacak bir değişim olduğunu sanmıyorum; daha çok ilkini kastettim. Ama sonra tersini söylersem beni mesul tutmayın; gevezelik sadece.

    YanıtlayınSil
  6. "speech is an act for love" ("konusma ask icin yapilmis bir eylemdir") der Lacan (alintisini yapmasam olmazdi, kusuruma bakmayin); ya da bahsettigin "yorumlamakta" da bir beis gormuyorum ben.

    yorumlamak ya da konusmak neden engel olsun yasamaya? asil boyle guzel yasanir bence. sonucta biz bir sistemsek, gelen girise karsi duyarli olabiliyorsak bu mukemmel birsey, ama bu duyarliliktan filtrelenmis olani cikisa yansitirken sorunlar yasaniyorsa, bunun sucu yorumlamaya atilabilir mi (yorumlama cok postmodern geldi, sevmedim aslina bakarsan)ya da daha dogrusu duyarlilik gucunun siddetinden midir bu? Sucu ona yukleyebilir miyiz?

    Gevezeligim bagislansin benim de :)

    YanıtlayınSil
  7. "cehennem, başkalarına olan ihtiyacımızdır" gibisinden birşeyi de ben okumuştum.

    YanıtlayınSil