24 Kasım 2008

yâ kebikeç



El yazmaları asırlarında mushafların ilk sayfasına "Yâ Kebikeç!" yazılır, büyük ihtimal Hint mitolojisinden buralara gelme bu esrarengiz kitap kurtları şeyhine/cinine eseri koruması için bir nevi yakarılırmış. Şeyhlerine saygılarından, yahut eğer bir cin ise bu muhterem, ondan korkularından, kurtçuklar bu kitaplara yanaşmazmış -ha, tabi bir de bu nidâ zehirli mürekkeple yazıldığından olacak. Kaç yıldır, okuduğum kitapların altını çizip duruyor ya da nereye kaldırıp koyduğumu zinhar hatırlayamadığım küçük defterlere not düşüp duruyor olmaktan yorulmuş, bu işi dijital çağa yetiştirmeli diyordum. Ex-Libris ismini alacaktım ilkin ama çoktan kapılmış, ben de Kebikeç ismiyle Tumblr'a yerleştim.

> Kebikeç: okuduklarımdan alıntılar ve sair şeyler deposu

3 yorum:

  1. 2 batıl inancımın sonuncusu ve daha çok sevdiğim.

    Ya Kebikeç, koru kitaplarımızı...

    Not: 1. RSS okuyucumda yerini aldı Kebikeç. Teşekkürler...
    2. Çeviri kimindir? Okurken heyecanlanıp, ne güzel bir öykü yahu dedim. Poe çıktı, sevindim...

    YanıtlayınSil
  2. Tabii, öykü derken "Çan Kulesindeki Şeytan"dan bahsediyorum.

    YanıtlayınSil
  3. Moleschino'yu takip ederim ama bu yazınızı ya atlamışım ya unutmuşum. Mumlar ve denizciler hakkındaki inancı duymamıştım, çok garipmiş, kökeni ne acaba?

    2:
    Ben öyküyü İthaki'nin 5 kitaplık "Tüm Hikayeleri" serisinde okumuştum. Elimde 1,3,4,5 numaralı sayıları var, 2 kayıp; öykü de aksi gibi o sayıda demek ki. Öyküdeki absürd komikliğin altında yatan, o şaşmaz ritüellerin ve tekdüzeliğin verdiği bir tedirginlik duyarım her okuduğumda, ilk okuduğumda düpedüz korkmuştum hatta; o yüzden ayrı bir sevgisi vardır bende.

    Neyse, blog'a geçirmek için internette ararken Scribd'de buldum metni; ama o dediğim seriden mi taranmış bilemiyorum, o yüzden de Dost Körpe çevirisi olup olmadığını söyleyemiyorum.

    1:
    Teveccüh sizden, asıl ben teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil